header

Rüya Tabirleri



ŞEYTANÎ RÜYALAR

seytani-ruya
Bunlar şeytanın gösterdiği rüyalardır ki; rüyadan sayılmazlar. Genelde gusül abdesti olmayan kimselerin gördüğü rüyalardır. Bunlara en iyi örnek olarak halk arasında ağırlık basması, karabasan diye tarif edilen durumda meydana çıkan rüyalar örnek verilebilir. Şeytanî rüya gören bir kimse veya rüyasında korkutucu, ürkütücü, dehşet veren bir rüya gören kişi ilk iş olarak hemen uyandığı zaman Peygamber efendimiz (S.A.V)'in bir hadîs-i şerifine binaen

«Salih (ve sâdık) rüya Allâh-ü Teâlâ'dandır (C.C). Kötü rüya ise şey¬tandandır. Biriniz hoşlanmadığı bir rüya görecek olursa uyandığında sol tarafına üç nefes üflesin ve onun (rüyanın) şerrinden Allâh-ü Teâlâ'ya (C.C) sığınsın. Zirâ o (böyle yapıldığı zaman) zarar veremez» demelidir.

O takdirde böyle bir rüya görmüş olan bir kimse uykudan uyandığı vakit hemen soluna üç defa tükürür gibi yapmalı ve rüyanın şerrinden Cenâb-ı Hak'a (C.C) sığınmalı ve rüyayı hiç kimseye anlatmamalıdır. Mümkünse yataktan kalktığı gibi güzelce abdest alıp iki rekât namaz kılmalı ve o gün fakire sadaka vermelidir. Zirâ sadaka kişinin başına gelebilecek bütün belâları defeder.

Birde uykuya yatıldığı zaman kişinin uyanıkken yapmış olduğu işlerden etkilenerek veya hastalanmasından, bir olaydan korkmasından sonra görülen rüyalar vardır ki bunlarda yorumlanmaz ve asla çıkmazlar. Bunlara örnek meselâ; ateşli bir hastanın rüyasında bir dere kenarına gidip su içmesi gibi görülen veya kişinin gündüz birisiyle tartışıp geceleyin rüyasında tartıştığı kimseyi yaralaması veya o kimse ile ilgili rüya görmesini sayabiliriz. Bu tip görülen rüyaları İslâmî rüya tâbircilerinden olan Câfer-i Sâdık (R.A) şu sözlerle anlatmıştır;

«Karma karışık görülen, tâbirde zorluk çekilen, uyanınca hemen unutulan, zihinde hayal meyal hatırlanan, kişiye etki etmeyen rüyalar yorumlanmaz ve birşey ifâde etmezler.»

Fakat her kişi şunu bilmelidir ki; her görülen rüya Rahmani olmadığı gibi Şeytanî de olmayabilir. Korkunç olan rüyalarda aynı şekilde çok güzel bir haberin verilmesi şeklinde tecelli edebilir: Buna örnek olarak şu olayı göı terebiliriz.

Ashâb-ı Kirâm'dan olan Ümmül Fazl (R.A) bir gün Resûlullah'ın (S.A.V) huzuruna gelip;

— YÂ Resûlullah korkunç.bir rüya gördüm; deyince

— Gördüğün hayırdır, buyurdular.

— YA Resûlullah, mübarek vücudundan bir parça kesilip benim kucağıma bırakılmıştı. O zaman Resûlullah tebessüm ederek buyurdu ki:

— Ey Ûmmü'l FazI yakında Hz. Fatıma (R. Anha)'ya bir çocuk doğurur da sen onu kucağına alırsın, buyurdu. Gerçekten Hz. Fatıma (R. Anha) ya Hz. Hasan (A.S)'ı dünyaya getirdi ve Ûmmü'l FazI Hz. Hasan (A.S)'ı kucağına aldı.

Bir kimse rüyasının doğru çıkmasını istiyorsa, sözlerine yalan katmasın, koğuculuk, gıybet gibi kötü huylardan kendini arındırsın. Ve uykuya yatarken dinimize göre mûstehab olan abdesti alarak yatağa girsin ve sağ yöne doğru yatarak uyusun.

Yorumlar Yükleniyor